YAZ RÜYASI
Bu fotoğraflar, 5 yıl önce Bodrum Yalıkavak koyunda, sevgili arkadaşım Janet’ın evinin havuzunda çekildi. Serdar Şamlı’nın gözünden yakalanan kareler, CREDO serisine bambaşka bir anlam yükledi.
Üç günlük çekimin sonunda, CREDO fincanlarını havuzda yüzdürmek çok keyifliydi. Şimdi tekrar bu fotoğraflara baktıkça, onlara farklı anlamlar yüklemeye başladığımı fark ediyorum. Janet’ın harika evinin her köşesinde tasarımlarımı fotoğrafladıktan sonra, havuz içinde CREDO koleksiyonunu çekmek gerçekten iyi bir fikirdi.
Kahve fincanlarının suyun üzerinde süzülmesini izlemek, suyun kıpırtısıyla fincanların içine su doldukça ağırlaşıp yavaş yavaş dibe batmalarını gözlemlemek... Ben sakince bu suyla dansı izlerken, Serdar da iki ayrı makineyle farklı açılardan fotoğraflamaya odaklanmıştı. Çekim süreci de en az sonuç kadar etkileyiciydi. Ortaya çıkan kareler, zamansız bir his taşıyor. Arada bir bu fotoğraflara tekrar bakıyor ve üzerlerine bir hikâye yazmak istiyorum. Belki bir gün bir kitap da yaparım diye düşünüyorum içten içe.
Bugün tekrar baktığımda, bana hissettirdikleri şunlar oluyor: Hayatın içindeki duygusal iniş ve çıkışlarımız... Bazen öyle sessizce batarız ki, kendi "summer"ımızın (yaz rüyamızın) altına. O an hissettiğimiz zorluk, bir an önce o derin sulardan çıkma arzusu yaratır. Huzursuz oluruz. Ama bazen de o batışlarda su bizi başka bir nehrin kollarına sürükler. İşte tam o sürüklenme hâlinde sabırlı olmak, kendi içimize kulak vermek gerekir.
Sanırım son yıllarda, bu hayat sürüklenmesinin içinde kendimle olan diyaloğumu daha da geliştirmeye başladım. Suyun içinde ya da dibine doğru battığım anlarda farklı şeyleri fark etmeye başladım. Yaşadığım hüznün o derinliğinde, hem kendi duygularımı hem de çevremdeki bireyleri daha çok görmeye başladım.
Tam bu satırları yazarken birden, ürün tasarlarken yaşadığım benzer süreçler geldi aklıma. Bazen bir tasarım sürecinde kaybolurum; sanki hedefimden şaşmış gibi hissederim. Zaten tasarımda bu hedef sapmaları çok doğaldır. Beynimiz ve bulduğumuz yeni fikirler bizi kolayca başka yönlere çeker. Ve bu yön sapmalarının arkasında hemen bir mantık da belirir. İşte tam bu noktada önemli olan, hem ana hedefimizi unutmamak, hem de suyun bizi götürdüğü yerlerde karşılaştığımız fikirleri değerlendirmeye açık olmaktır. Bazen o akışla birlikte sürprizler çıkar karşımıza. Hayatta da böyle değil mi? Her şeye açık olmak ve geleni kucaklamak.
İşte 2020 Haziran ayında yaptığımız bu çekimler, bana bugün bu satırları yazdırdı.
Suyun dibinde sakince oturmak ve olan biteni özümsemek…
Hayat her gün bize yeni su yolları, batışlar ve çıkışlar sunuyor.
Tasarlamak bizim elimizde.
Birbirimize ilham vermek dileğiyle,
Özlem